Erzurum’da inşaat sektörü sessizce çöküyor. Ekonomideki daralma, kredi musluklarının kısılması ve sektördeki yapısal kırılmalar, özellikle “SATYAP” modeliyle çalışan müteahhitleri köşeye sıkıştırdı. İddialara göre, 7 ila 10 milyon lira arasında satışa çıkarılan lüks konutlar, nakit sıkıntısı yaşayan firmalar tarafından 3 milyon liraya kadar elden çıkarılıyor.
Sektör kaynakları, bazı emlakçılar üzerinden yapılan bu düşük bedelli satışların yaygınlaştığını ve bunun hem piyasa değerini hem de tüketici güvenini sarstığını belirtiyor. İnşaata başlayan ancak finansal darboğaz nedeniyle projelerini durduran firmaların sayısı her geçen gün artarken, uzmanlar bu gidişatın büyük mağduriyetler doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Sektör temsilcileri, tüketicilere “sadece fiyat cazibesine kapılmayın” çağrısı yaparak, firmaların geçmiş projelerini, iskan durumlarını ve mali teminatlarını dikkatle incelemelerini öneriyor. Özellikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve yerel belediyelere çağrıda bulunan uzmanlar, denetimlerin sıklaştırılması gerektiğini vurguluyor.
Kentsel dönüşüm projelerinde isteğe bağlı olarak uygulanan tamamlama sigortasının, artık YAPSAT projelerinde de zorunlu hale getirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, 6306 sayılı yasa kapsamında inşaat maliyetinin yüzde 20’sini teminat olarak yatırmayan firmalara ruhsat verilmemesi gerektiği belirtiliyor. Daha önce yaptığı projelerde iskan alamayan firmalara yeni ruhsat verilmemesi gerektiğini savunan sektörün güçlü aktörleri, “tüketiciyi korumak için radikal adımlar şart” diyor.
Erzurum’da yükselen beton kulelerin ardında, artık sadece demir ve çimento değil; belirsizlik, risk ve sessiz bir çöküş de yükseliyor.